TV izle | Anket | Foto Haber
SON DAKİKA :
Anasayfa
Türkiye
Siyaset
Spor
Teknoloji
Dünya
Ekonomi
Sağlık
Yaşam
Sanat
Eğitim
İstanbul
Ankara

Bilgince.tr.gg

Adıge'lerin Sürgün Edilmesi

bilginCebilginCe

http://bilgince.tr.gg



Konu başlıkları


                                                              
      Adıge'lerin Sürgün Edilmesi

    1860 yılı başlarında, Rus egemenlik alanı içinde, ele geçirilememiş bir ada biçiminde ve çözümlenmemiş bir sorun olarak, sadece Adıge ya da Çerkes sorunu bulunuyordu. Dış kışkırtmalarla da alevlendirilen ve yüreklendirilen bir Çerkes direnişi vardı. Ruslar bir türlü Çerkesya'ya söz geçiremiyor ve boyun eğdiremiyordu. Özellikle Karadeniz kıyısı boyunca ve doğuda Byelaya (Şhaguaşe) Irmağına değin yayılmış olan demokratik Çerkes (Abadzeh, Natuhay, Şapsığ, Hak'uç, Vıbıh, Aibga, Ahçipsov, Ciget ve Pshu) toplulukları başkalarına boyun eğmeye alışık değildiler ve özgür yaşamlarını sürdürmek istiyorlardı. Yarı feodal Adıge toplulukları (Bjeduğ,K'emguy,Mahoş,Yegerukay,Kuban Kabartay,Besleney,vd) ise,1859'da Ruslara boyun eğmişlerdi.Ruslar batıya doğru ilerleyerek Şhaguaşe (Byelaya ya da Belaya) Irmağına ulaşmış,Adıgeleri dar bir dağlık alana sıkıştırmış,verimli tarım topraklarının hemen tamamını ele geçirmiş ve yaşamsal önemdeki ekonomik kaynaklarını da yok etmiş bulunuyorlardı.

    Rus tarafında sorunun çözümü konusunda,öteden beri iki farklı görüş vardı: Çerkesleri topraklarından sürerek yok etmek; Çerkeslerin dostluğunu kazanarak sorunu, zaman içinde barışçı yollarla çözmek. Sürgün tezini, ilk kez, 1857'de, Rus Kafkasya Ordusu Kurmay Başkanı General Milyutin öne sürdü, Adıgelere boyun eğdirmek için, Adıgelerin en az bir bölümünün kuzeydeki Don Havzası yöresine sürülmesini önerdi, ama Rusya'daki diğer Müslümanların da tepkisini çekebileceği ve yeni sorunlara yol açabileceği kaygısıyla öneri sakıncalı bulundu . Karşıt görüş olarak, General Filipson, Karadeniz kıyısındaki Çerkeslerin Türkiye ile ticaretlerinin serbest bırakılması halinde sorunun barışçıl yollarla da çözümlenebileceğini savundu . Ama 1861'de Rusya'da demokratik reformlar çerçevesinde toprak köleliğinin (serflik) kaldırılmasıyla, büyük bir toprak isteği belirmişti.Karadeniz kıyısında yaşayan Vıbıh ve Cigetler (Abazin) ile içerideki (sıradağların ardındaki) Abadzeh toplululuklarının Türkiye ile önemli bir köle (esir) ticareti vardı.Vıbıhların bir bölümü köleleri ve özellikle köle ticareti nedeniyle zengindi, zengin Vıbıhlar,yoksul kişiler olan Abadzeh,Ciget (Abazin) ve Abhazlar gibi kendi kölelerini değil,daha çok,sıradağlar üzerindeki gizli geçitler yoluyla, Abadzeh bölgesi köle tüccarlarından temin ettikleri köleleri,özellikle güzel köle kızlarını Osmanlı haremleri için Osmanlı köle tüccarlarına satıyor,bu işten büyük paralar kazanıyorlardı. Vıbıh zenginler (kuaşkhalar) gibi,diğer Adıgelerin de kıyıdaki konumlarını yitirmelerini kabul etmeyeceklerini değerlendiren,ayrıca 1861'de özgürlüğüne kavuşan topraksız Rus köylülerinin (mujik)lerin toprak gereksinimlerini de dikkate alan Kafkasya Ordusu Komutanı General Prens Baryatinski, Milyutin'in raporunu daha köktenci bir anlayışla ele alıp geliştirdi ve Çerkeslerin toplu halde Osmanlı topraklarına göderilmelerini, Adıgelerden boşalacak yerlere de Rus mujiklerin ve Kazakların yerleştirilmesini Çar'a önerdi. İyi bir planlama yapılması halinde, sürülme olayının fazla bir tepki çekmeyeceği de öneride belirtiliyordu. Öneri,1861'de bir Rus devlet politikası olarak kesinlik kazandı.Tam bu sıralarda,1855'te Çerkes köle ticaretini yasaklamış olan Osmanlı Devleti de,"Çerkes kölelerin kötü durumda olmadıkları" gerekçesini öne sürerek Çerkes köle ticaretini 1857'de yeniden serbest bıraktı.Dahası 1860 sonrasında Trabzon ve Samsun'da Çerkes esir pazarları kurdurdu (Prof.Dr.İsmail Parlatır,Tanzimat Edebiyatında Kölelik,Ankara,1992,s.18-19).Bu da kuşkusuz Çerkes köle sahiplerini Osmanlı topraklarına göç etmeye özendirici bir karardı.

    Adıgeler Rus hükümetinin niyetini az çok kavramakta gecikmediler.Büyük bir felaketi önlemek için uzlaşma yolları aramaya başladılar. Bir yandan da, gerekirse sonuna değin direnmek amacıyla, Haziran 1861'de Abadzeh, Şapsığ ve Vıbıh bölgeleri birleşti.Soçi (Saçe/Шъачэ) yakınlarında bir Çerkes Ulusal Meclisi ile bu meclise dayalı bir Meclis Yönetimi oluşturuldu. Yeni yönetim, sığınmacılarla birlikte 1 milyonun üzerinde bir nüfusu temsil ediyordu.

    Eylül 1861'de Çerkes temsilciler, Maykop yakınlarındaki Hamketi (Хьамк1эт1ый) istihkamını ziyaret eden Çar II.Aleksandr ile görüştüler ve yerlerinden sürülmemeleri koşulu kabul edildiğinde uzlaşmak istediklerini belirttiler.Özellikle Vıbıhlar bu isteği vurguladılar ve Çar'a yazılı olarak koşullarını sundular.Ama Adıgeleri sürmekte kararlı olan ve hiçbir ödüne yanaşmayan Çar,Çerkes temsilcilere: "Ya Türkiye'ye göç edin ya da Kuban Irmağı boylarında gösterilecek olan yerlere yerleşin, kararınızı da bir ay içinde General Kont Yevdokimov'a bildirin" dedi. 1 milyonu aşkın bir nüfusun binlerce yıldan beri yaşadıkları kıyı bölgesinden kaldırılıp Rus askerleri ile Kazak milisleri denetimindeki sıtma yatağı bir bataklık, bir ölüm tarlası olan Kuban Irmağı boylarına yerleştirilmesi önerisi, makul bir öneri olamazdı, sadece "yasak savma" kabilinden bir alternatif olabilirdi. Bölgeye daha yakın bir alanda yaşayan bazı Abadzehler, Çar'ın toprak takası önerisini kabul etme eğilimi gösterdiler, ama kıyıda yaşayan Şapsığlar, özellikle direnişi hararetle savunan Vıbıhlar öneriyi ve Çar'ın diğer koşullarını (Tutsak askerlerin, sığınmacılar ile asker kaçaklarının koşulsuz teslimi,vb) kabul etmediler.Vıbıh zenginler çalışmaz,nüfusun dörtte birini oluşturan kölelerinin sırtından geçinirlerdi.Rusya'nın 1861'de köleliği kaldırmış olması,Türkiye'nin de 1855'te yasaklamış olduğu Çerkes köle ticaretini,bir taktik olarak 1857'de yeniden serbest bırakmış olması,bir Vıbıh-Rus uzlaşmasını da olanaksız kılıyordu.Vıbıhlar komşuları Abazalar (Abazin) üzerinde etkili oldukları gibi,Şapsığ ve Abadzehleri de birlikte savaşa yönlendiriyorlardı (bk.L.İ.Lavrov,Vubıkhlar Hakkında Etnografik Bir Araştırma,Kafkasya Gerçeği Dergisi,Samsun,1992,sayı 8,s.46-59;Prof.Dr.İsmail Parlatır,Tanzimat Edebiyatında Kölelik,Ankara,1992,s.18-19;V.T.Polovinkina,Çerkesya,Gönül Yaram,Ankara,2007,s.252-253).

    Rus tarafının, yani Çar II.Aleksandr'ın katı tutumu sonucu bir uzlaşma sağlanamadı. Rus hükümeti 1862 yılı başında, "Çerkeslerin Rusya dışına göç etmelerine izin veren" bir karar çıkardı. Ruslar 1856 Paris Antlaşması nedeniyle donanma bulunduramadıkları Karadeniz kıyısından çıkartma yapamıyorlardı.Bu nedenle Adıgeleri karadan müstahkem hatlarla çember içine aldılar ve çemberi kıyıya doğru daraltmaya başladılar. Rusların bu iş için 300 bini bulan büyük bir askeri gücü görevlendirdileri bilinmektedir.1862'de, karların erimesiyle birlikte, Rus birlikleri harekete geçtiler,direnenleri öldürmeye,köyleri ateşe vermeye,boşaltılan yerlere Kazak stanitsaları (müstahkem köy) yerleştirmeye başladılar. Bir yıldan fazla süren sert ve kahramanca bir direnişten sonra, Ruslar, Temmuz 1863'te Abadzehleri, Ekim ayında da Şapsığları ateşkes istemek zorunda bıraktılar. Abadzehlerin bir bölümü Kuban boylarına yerleşmeye, bir bölümü de Türkiye'ye göç etmeye başladı. Rus askeri hatlarından uzakta bulunan Vıbıhlar ise,Kırım Savaşı gibi bir Rus-Avrupa savaşı olacağını düşünerek,zaman kazanmayı ve beklemeyi yeğlediler. Ateşkes antlaşmasına göre, Şapsığlara kış koşulları ve herhalde Osmanlıların da istemeleri nedeniyle, 6 Mart 1864 günü akşamına değin yerlerinde kalma süresi verildi.Bu arada Adıgelere yönelik genel Rus askeri harekatı da, 6 Mart 1864 günü akşamına değin olmak üzere, geçici olarak durduruldu.

    Rus askeri birlikleri 1864 yılı Şubat ayı sonlarında,yani karların erimesiyle birlikte harekete geçtiler.Ateşkes imzaladığı için artık direnmeyen Şapsığ toprakları üzerinden yürüyerek, Mart 1864'te henüz boyun eğmemiş olan Vıbıh bölgesine ulaştılar. Ruslar, Vıbıhlardan gelen anlaşma ya da uzlaşma isteklerini, zaman kazanma taktiği de sayarak reddettiler.19 Mart 1864'te Vıbıhlar bir direniş denemesinde bulunduktan sonra dağıldılar ve 24 Mart 1864'te ateşkesi kabul ettiler. Ertesi gün, yani 25 Mart 1864'te Vıbıh bölgesinin merkezi durumundaki eski Navaginsk Kalesi de (Soçi), savaşsız Rusların eline geçti . Ruslar, daha güneydeki dağlık kesimlerde yaşayan küçük Abaza (Abazin) topluluklarının barındıkları Aibga, Ahçipsov, Ciget ve Pshu yörelerini,yani şimdiki Gagra yöresini, Nisan ve Mayıs aylarında kontrol altına almayı,direnen Aibga topluluğuna 12 Mayıs 1864'te boyun eğdirmeyi başardılar; bu küçük toplulukları da Türkiye'ye göç ettirdiler ve işgal edilen bütün bu Çerkes topraklarını "Kuban Ordusu Yönetimine" verdiler .Ama Şapsığ ve Vıbıhların komşusu olup 1864'te Ruslara boyun eğmeyen ve dağlarda yaşayan Adıge Hak'uç topluluğu direnişini,yer yer 1870'li yıllara,tükeninceye değin sürdürdü (T.V.Polovinkina,Çerkesya,Gönül Yaram,Ankara 2007,s.281-285).Sonuç olarak bazı Çerkes toplulukları tamamen silindiler: Vıbıhlar (1880'de 80'e düştüler), Cigetler, Aibga, Ahçipsov ve Pshular (hepsi 17 bin kadardılar,silindiler). Bazıları da tükenme noktasına geldiler ya da iyice azaldılar: Abadzehler (1864'te 260 binden 1880'de 14.660'a ), Natuhaylar (240 binden 175'e), Şapsığlar (300 binden 4.983'e), Hak'uçlar 83'e,doğuda Kuban ve Laba ırmakları boylarında yaşayan ve 1859'da Ruslara boyun eğmiş yarı feodal topluluklar olan K'emguylar 80 binden 3.140'a, Bjeduğlar 60 binden 15.263'e düştüler, vb

Bugün 3 ziyaretçi (38 klik) kişi burdaydı!

Bilgince Forumlara Giriş yap!
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla:
:: Şifremi unuttum

Istatistikler
Toplam 222 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: vlks

Kullanıcılarımız toplam 518 mesaj attılar bunda 279 konu
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 1 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir


bilgince


Sitede bugüne kadar en çok 19 kişi Ptsi 20 Nis. 2009 - 17:13 tarihinde online oldu.
En iyi yollayıcılar
bilgince
sapanca_81
huzunlucerkes
epox81
Ceren
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=